|
Pazartesi, 16 Mart 2009 11:56 |
Başlangıç Tarihi: 14.03.2009 Yer: Ağva
Katılımcılar: Üniversite geneli katılımcılar
Sabah yatağımdan kalmamak için birçok şeyi feda edebilecek durumdayken, sorumluluğunu hissettiğim arkadaşları (ben olduğum için faaliyete gelen) ekemem fikrinin baskısıyla kalktım ve başladım güne. Çook uykum vardı ve bu uyuma fırsatını bulduğum gece vaktine kadar sürdü tabiki :) Servisin yaklaşık 50 dk. geç gelmesi ve listeden kaynaklanan sorun nedeniyle birkaç arkadaşın çok konforlu bir yolculuk süremeyecek olması dışında yolumuza her şey yolunda koyulduk. Yaklaşık 2-2.5 saat süren gidiş yolumuzun sonunda yoldan Remzi'yi de alarak başlangıç noktamıza ulaştık.
Ardından, genel bir açıklama ve hafif bir düzenle trekking faaliyetimize başladık. Tabi başlangıçta kulup duşından arkadaşların heyecanı, sağa sola koşup durmaları, her yerde fotoğraf çektirmeleri (:P) gibi unsurlar trekking faaliyetinini daha çok turistik gezi karakterine büründürür gibiydi, ki doğa bizim yanımızda olup buna kendi yöntemleriyle çok net bir şekilde kısa bir süre sonra karşılık verdi :D Yürüyüş hızımız yavaştı bu yüzden toplamda da biraz fazla zaman aldı faaliyet. Her şey yolunda ilerlerken yağmurun atıştırmaya başlaması ve sırasıyla normal-> sağanak-> dolu şeklini alması herkesin tek odak noktasının yürüyüş olmasını sağladı :) tabii yağmurun sebep olduğu tek şey bu değildi :) yerler vıcık vıcık çamur olmuştu; bu daa conversele, kibar süyet çizmelerle gelen arkadaşlar için ve aslında birçoğumuz için gerçek bir zorluk oldu. Ben de üstümden atamadığum uyku halimle dalgın dalgın yürümekten iki kere düşme tehlikesi geçirdim :D yürürken kendime güvenim pek yoktu, ve şunu bir kere daha anladım; doğaya karşı ne kadar narin, tedirgin, ürkek ve yabancı davranırsan doğa da seni o kadar az kabullenir..Çamurun etkisiyle yaklaşık 4-5 noktada geçişte zorlanılan yerlerden Remzi, Alex, Binnur ve Volkan'ın destekleri sayesinde geçildi ve herkes tuluk gibi ıslanmış, birçoğu yorgun düşmüş halde parkuru tamamladı. Araçlarımız gelip bizi aldı ve ağva merkezdeki mangal yerimize gittik. Kulup dışı katılımcı arkadaşlarımız içeride odun sobasının başında ayin yaparken:P , biz de hızlı grup çalışmamız sayesinde mangal için gerekli malzemeleri ve ortamı ayarladık. Kendin pişir kendin ye şeklinde herkes karnını doyurdu. Asıl sucuk partisini biz yaptık tabi :P Havanın soğukluğuna ve üzerlerimizin ıslak oluşuna rağmen her şey çok güzeldi. Pek zaman geçiremedim ama Ağva sahil de çok güzeldi, parkurda yürürken gözlerim ve ruhumla tanık olduklarım da..iyiki yağmur da yağdı :D her şeyi daha da mükemmelleştirdi. .Neyse, mangal olayının da tamamlanmasıyla artık dönüş vakti gelmişti. Araçlara binildi ve yine yaklaşık 2.5 saat süren bir yolculukla üniversitemiz kampüsüne ulaşmış olduk. Havadan kaynaklanan zorlayıcı şartlara rağmen benim insanlardan duyduğum genel yorum gayet güzel bir faaliyet yaşadıkları yönündeydi. Alex'in dediği gibi, artık insanlar trekking denince gezi diyemeyeceklerdi :D Tempodaki düşüklüğü saymazsak tam bir doğa yürüyüşü oldu ve bende gerçekten güzel izler bıraktı. İçime sine sine "faaliyet" diyebileceğim bir faaliyetti. Kulup dışından arkadaşların bulunması sebebiyle, kulup bünyesine duyduğum aidiyetlik hissini ilk kez gerçek anlamda hissettim. Evet yeniydim, evet daha çok tecrübesizdim ama ben bu kulupten biriydim ve doğada, o yürüyüşte bu hissin bana yaşattığı, asla egosal olmayan, çok güzel hisler vardı.. Burdan sonrası biraz şahsi; Senenin başından beri kulupte yer almama rağmen geçtiğimiz cuma günü yaptığım antrenman benim 3. antrenmanımdı. Ve ilk ikisiyle arasında yaklaşık 3 ay var. Çok kötü geçti, duvara ilk dokunduğum günkü kadar yabancıydım. Hiçbir rota çıkamadım, doğru düzgün bir şey yapamadım bile. Antrenman sonrası moralim çok bozulmuştu.yeteneğim olmadığını, bana göre olmayan bir şeyle uğraşmaya çalıştığımı düşünmeye başlamıştım..bir nevi içsel savaştı; bir tarafım bu tip nedenlerle saldırırken diğer tarafımda manevi ve mantıksal gerekçeleriyle savunmaya çalışıyordu. Dünkü faaliyetten sonra bu konuda ulaştığım nokta ise şu: kulupte var olmaktan birçok açıdan keyif alıyorum ve özellikle faaliyetlerde benim bu kulube girişimi sağlayan farkındalıklarımın gerçekleştiğini, onları yaşadığımı görüyorum. Kulubun üyesi olmak demek sadece tırmanmak demek değil bunu biliyorum ve bu sosyal boyutlar, üye olma sorumlulukları (tamamen şahsi rızayla) beni gayet mutlu ediyor ama tırmanış konusunda çok eksiğim. Yani şuanki konumum şunun gibi; merkezde bir şey var, ve onun çevresinde daha birçok şey var; ben çevresindeki o birçok şeyin birçoğunu yapıyorum ama merkezi ihmal etmişim ve bu bir kopukluk yaratıyor. Sonuç ise şu: ya merkeze ulaşacağım ve oradan hareketle çevredekiler de bütünüyle benimle olacak, ya da çevre diye bir şey de kalmayacak. Bakalım, hayatım nasıl şekillenecek. . . Emeği geçen herkese teşekkürler.
Banuçiçek Özalp
|
Arkadaşlar kulübümüzün şu anki tüm im...
Fotoğrafları böyle ikişer üçer koyaca...
Tamamdır düzeltiyorum
Volkan Sevil ve Barış kategori dışıyd...
05-06 Aralık teorik eğitim telafisi v...