| Ortaca Dağı Güney Yüzü - Denizli (Volkan Sarıkaya) |
| Cuma, 27 Mart 2009 18:46 |
|
Rota Adı: Zıvana 1.ip boyu 20m (IV) 2.ip boyu 22m (IV-) 3.ip boyu 24m(III+) 4.ip boyu 20m(V+/VI-) 5.ip boyu 12m (III+) 6.ip boyu 20m (VI-/VI) 7.ip boyu 18 m( IV+) 8.ip boyu 16m (VI-) 9.ip boyu 12m (V-) 10.ip boyu 20 m(III+) Katılımcılar: Volkan Sarıkaya , Mustafa Çetinkaya , Mehmet Katıdemirel Malzemeler: 18 express, 5'li stopper set, küçük boy friend, 5 perlon, 80 metre ip, 3 pursik, 2 ATC, 1 sekizli, 3 HMS, 5 kitli karabin, 3 kask, 3 kolon. Amaç: Yeni açılması planlanan Alpin-spor rota için malzeme taşınması, 8. ip boyunun istasyonuna mazemeyi bırakarak zirveye çıkmak. Önceki gün tırmandıgım kısa ama teknik isyen rotalar bana gelen teklifi reddetmememi sağladı. Hem ilk defa deneyecegim hemde yaşadıgım şehire benimde bi katkım olsun dedigim için anında " Bana uyar" cevabını yapıştırdım. Sabah 8.00 de uyanmama hem ben hemde ailem şaşırmıştı, beni bir hayli istekli gördükleri için ayrı bir şaşkınlık içindelerdi. Uzun ve keyifli bir kahvaltının ardından buluşma noktamıza yürümeye başladım. 9.00da planladığımız gibi buluştuk ve yola çıktık. Araba ile aldığımız 25 dakika ardından çamurlu yangın şeridi bize dur dedi. Arabamızı bıraktıktan sonra, yüklendigimiz çantalarımız ile patikadan yürüyerek rotaya doğru yola koyulduk tekrar. Çantalarımızın çok agır olusu bizi yavaşlatsada yaklaşık 2 saatlik bir patika yürüşü ile rotaya vardık. Rotaya girşimiz saat 12.00 civarında oldu.B Mustafa lider, Mehmet takipçi, ben ise artçı geliyordum. Malzeme dagıtımını yapıp, hazırlıklar yaparak gereksiz yüklerimizi bıraktıgımızda tırmanışa başladık. Malzemelerde bana yeni açılacak rotaların malzemeleri, Mehmete ise ihtiyacımızın oldugu malzemeleri verdik. Mustafa ise lider tırmandığı için yük almadı. Partnerlerim tırmanırken ben sabırsızca bekleyerek emniyet alıyordum. Mehmet takipçi gittiği için emniyetini üstten Mustafa aldı. O ben ağzını açık unuttuğum çantanın içinden su şişelerini düşürdüm. 1 ip boyu kadar aşşağı düşen su şişelerimiz patlamadı. Ama bana boşuna enerjiye mal oldu. Tekrar geri tırmanarak sıramı bekledim. Sıra bana geldiginde ise acı bir gercek ile tüm hevesim sarsıldı. Sırt çantam yaklaşık 9 Kg idi. Yeni rota için getirdigiöiz tüm malzemeler bendeydi bunlar ; 40 bolt, 40 bolt kulakçığı,4 zincir,8 sanayi karabini,1 çekiç,3 ingiliz anahtarı, 60 metre ip. Ama istegim ve havanın güzelliği beni yıldırmadı. III. ip boyunun istasyonuna gelene kadar uzun bir zaman geçirdik, çünkü Mehmet tırmanışa yakın zamanda başladığı için metreler yükseldikçe korktuğu için hamlelerini yavaşlatarak panik yapmaya başlamıştı. IV. ip boyu ile rota zorlaşmaya başlayacağı için onu III. ip boyunun istasyonunda bulunan sette bırakarak 2 kişi devam etmeye karar verdik. İstasyona girmiş olan mehmete ihtiyacımız kalmayan malzemeleride bırakınca tırmanışa devam ettik.Yaptığım hata ile havaya aldanıp windstopper ceketimi bırakıp yerine yağmurluğumu aldım. Bu sırada çantadan malzeme çıkarırken yine çantayı düşürüyordum ki son anda perlonundan yakaladım. Bu konuda artık daha dikkatli davranacağımdan eminim artık. VI- gibi derecesi bulunan 20 metre uzunluğundaki IV. ip boyu, sırtımdaki ağırlın acı gerçeği ile daha zor geldi.V. ip boyunda istasyona ulaştığımda beni bir süpriz daha bekliyordu. Rüzgar!!! Parabol şeklinde ilerleyen rota bu zamana kadar tatlı bir meltem halinde hissettiğim rüzgarı yüzüme çarptı.İstasyonda aldığım emniyet sırasında sırtımdaki çanta, yeni rotada kullanılacak 60 metre ip ( ipin agırlıgını hissetmemem için kolonumun arkasına baglayarak sürükleyerek çekiyordum) ve liderin aldıgım emniyetinden arta kalan ip yüzünden yamuk yumuk durmamla her rüzgar darbesi ile savrulmaya başladım. Zaten altımda bulunan uzun duvar, rüzgarın beni sağa sola savurması ile boşluk hissimi 10lara katlıyordu. VI. ip boyunda (kilit ip boyu) partnerim beni sesini duyurabildigince ( 20 metre + rüzgar ) yüreklendirmeye çalıştı. Ne kadar gaza gelmiş olsamda hala tırmanma isteği ile dolu olsamda yaptıgım hamleler ömrümden yedi. Tam klidi geçerken beni birşeylerin aşşagıdan çektigini farkettim! Bu benim 3. süprizimdi. Yeni rota için getirdiğimiz 60 metre ip sürüklenerek gelirken biryerlerde takılıp kalmıştı. Aslında bunun olacağını en başından beğri biliyordum. Sadece belki olmaz diyerek yapmaya devam etmiştim. Partnerimi uyarmam ile bana zaten aldığı emniyet sayesinde down climbing yaparak ipe ulaştım ve kendi kendine oluşmuş düğümü çözdüm. Artan boşluk duygusu beni geriyor, şiddetlenen rüzgar ise beni üşütmeye başlayarak korkutuyordu. Kilit ip boyunu geçtiğimde ömrümden ömür gitti yine ağırlığım sayesinde. Rüzgar okadar şiddetlenmişti ki havayı yaklaşık -5 ile -10 derece arasında hissediyorduk. Yağmurlugumu giymem bir nebze beni rahatlattı. Teknik ceket olmuş olması ise hayatımı kurtardı diyebilirim. Musluk gibi akmaya başlayan burnuma aldırmadan kolay olan (IV+) 7. ip boyunu tırmandık. Çevreme bakındığımda kar kalıntılarını görebiliyordum bile artık ki bu beni şaşırtmalıydı ama hiç şaşırmadım. Sırtımdaki eşşek ölüsü git gide ağırlaşıyordu sanki. Her istasyona vardığımda yaşadığım mutluluk giderek artıyor ve enerjimi tekrar dolduruyordu. Sırtımdaki çantayla tırmanması zor olan 8. ip boyu (VI-) neyseki kısaydı ve üzerindeki istasyona girmeme gerek bile olmayan bir set bulunduruyordu. İstasyona vardığımda istasyona girmeme gerek olmasa bile emniyet için istasyona girerek nefeslendim. O kadar soğumuştu ki rüzgar artık titremeye başlamıştım hafiften. Yeni rota için getirdigimiz malzemeleri yan tarafta bir set üzerine bırakmayı planlamıştık. Çantayı partnerime vererek onun sote yerdeki sete geçmesi için emniyetini aldım. Partnerim sete varınca bana sesini zor da olsa duyurdu ve rahatta oldugunu ipten çıkabilicegimi söyledi. İpten çıkarak onu beklemeye başladım, zaten sotede oldugu için onu göremedigim için ne kadar sürede geleceğini bilmediğim için kendimi olabildiğince setin dibine çekerek rüzgardan korumaya çalıştım. 20 dakika kadar sonra partnerim ip iniş yaparak yanıma geldiğinde artık iyice titriyordum... Partnerim yanıma ulaştığında titrediğimi görünce devam edecek miyiz sorusuna kendimi yoklayarak tereddüt ile hayır cevabı verdim. Ellerimin ve ayak parmaklarımın hissetmediğini, burnumun artık hiç durmadan akmasını ve vücudumun titreme nöbeti geçirdiğini görünce ne kadar istesemde zirve yapamayacağımı düşündüm ki çok yerinde olan 2. karardı bu. Partnerim bu cevaba sevinmiş gibi göründü bana. O anda kendime windstopper ceketimi aşşağıda bıraktığım için ettiğim küfürlerin haddi hesabı yoktur gerçekten. Durumumuzu gözden geçirerek iniş hazırlıklarına başladık. Partnerim ipi hazıladı ve iniş için hazır duruma geldi. Görünüşe göre ip inişi yapacaktık, ben isteksizce benim emniyetimi almasını istedim çünkü sadece 1 kere eğitimde ip inişi yapmıştım, tecrübesizdim ve korkuyordum. Partnerim isteğimi anında reddetti, ipin pozitif yüzeyde kopacagını söyledi ve beni ip inişi için cesaretlendirdi. İlk inen kişi bendim, partnerim beni tam anlamıyla gözetim altında tutarak inişimi izledi. Çantamın artık boş olması ve artık hareket eder olmam beni rahatlatmış ve tekrar ısıtmaya başlamıştı. Adım adım inişim, kendime güvenmediğim için korktugum için inişim gayet uzun sürdü. Ayağımdan hiç çıkarmadığım frictionlarım ve rüzgar beni halen rahatsız etsede gıdım gıdım attığım adımlarla korkarak inişimi sürdürdüm. Her geçtiğim istasyonda ip inişim gelişiyor ve hızım artıyordu. III. ip boyunun istasyonuna geldiğimizde Mehmet buz kesmiş titrer bi halde bizi bekliyordu.O an onu orda bırakmamız her ne kadar onu hareketsiz durumu yüzünden bu kadar üşütmüz olsa da en doğru karardı. Sırtındaki çanta ile benim kan ter içinde geçtiğim yerlerden geçemeyeceğini düşündüm ve çok kilit bir karar vermiş olduğumuzu düşündüm. Kalan ip boylarını Mehmetin inişleri bizi yavaşlatsada rahat geçtik. O da benim gibi bir iniş yapmıştı ve korkuyordu, hemen gözlerimin önünde ilk yaptığım iniş geldi. Yere inip çantalara ulaştığımızda hiç su ve yiyecek tüketmediğimizi farkettik. Havanın kötülüğü bize su kaybettirmemiş, yoğun tırmanış ise açlığımızı unutturmuştu.Saat artık 4.00 olmuştu ve hepimiz titriyorduk. Apar topar yediğimiz birkaç şeyden ve içimizi ısıtan bir kahveden sonra ısınmak için arabaya doğru ilerledik. Eve ulaşmama az bir süre varken beni bir süpriz daha bekliyordu. Ailem kapıda kalmışlardı ve beni bekliyordu çünkü diğer anahtar bendeydi. Eve yaklaştıkça beni aramaları sıklaştı. Arabadan indiğim yerden itibaren sırtımdaki çantayla yaklaşık 2 kilometre koşmam ile eve vardım. Botların içindeki ayaklarımın henüz yenii ısındığını farketmem ile hemen duşa atladım. Duştan sonra yediğim anne yemeğinden sonra baktığım fotolar ve yaptığım işin büyüklük düşüncesi kendime güvenimi iyice tazelemişti... Faaliyet Tarihi : 21.03.2009 Faaliyet Süresi: 4 Saat |
Kısa Bilgiler
2011 - 2012 dönemi malzeme görevlileri belirlenmiştir. Kendilerine aşağıdaki numaralardan ulaşabilirsiniz.Faruk : 0543 606 69 36
Esra : 0554 459 31 76
MUDADOSK'u Paylaşın
Mail Grubuna Kayıt Ol
| MUDADOSK 2012 grubuna abone ol |
| E-posta: |
| Bu grubu ziyaret et |
Forumda son gönderiler
- Pharmacy Management Course
Creemicict 6.2.2012 9:34 - polsat sport online
Whathhino 4.2.2012 19:57 - Wananaroiv
Uphovonna 4.2.2012 17:49 - Alternative To Atenolol
Creemicict 4.2.2012 13:51 - Опера 7 Скачать opera mini 7
odorietty 2.2.2012 14:08






Arkadaşlar kulübümüzün şu anki tüm im...
Fotoğrafları böyle ikişer üçer koyaca...
Tamamdır düzeltiyorum
Volkan Sevil ve Barış kategori dışıyd...
05-06 Aralık teorik eğitim telafisi v...